Gel Zaman Git Zaman

Bir “mesel” anlatırdı büyüklerimiz. Olaylar gelişir, gelişir… Sonunu merakla beklerdik. İşte o an “gel zaman git zaman” der devam ederdi anlatan. Bu bir sinyaldi, bir şeylerin değiştiği, eski halinde olmadığı olmayacağı anlamına gelen.

Zamanın başlı başına bir değişimi tetikleyen en önemli unsur olduğudur. Zamanla gelenler gidenler olur. İyi şeyler, kötü şeyler; mutluluklar, sevinçler olur. İnsanlar girer hayatımıza, bize yaşam enerjisi katar, mutlu oluruz. Kötülerle karşılaşırız, bir süre ruhumuz kararır. Bazen projeler olmaz, işsiz kalırız, az kazanırız.  Bazen beklenmedik iş teklifleri gelirler gelir, yeni fırsatlar çıkar.

Gel zaman git zaman her şey değişir, hayat yeni bir dengesini bulur.

Bazen git zamanlarında oluruz. Ruhumuzdaki sıkıntıları, düşüncelerimizdeki ağırlıkları unuturuz, diplere sürükleriz. O an gitmişler kaybolmuşlar gibi olur, kurtulduk sanırız. Kalanlarla idare ederiz. Kalan anılar, insanlar, sevinçler ve diğer varlıklarımızla.  Zaman gelir küçülürüz, sadeleşiriz, yalnızlaşırız, çoğalırız ya da sahip olduğumuz yanımızdakilere sıkı sarılırız. Unuttuklarımız, karanlıklara diplere bıraktıklarımızla yüreklerimizden arınır, hafiflemiş hissederiz.

Bazen de gel zamanlarda oluruz. Dalgaların çekilmesi gibi kıyıda kalmışlar, derinlerdekiler kısmen açığa çıkar. Eski anıları, yaşanmışlıkları, kırgınlıklarımızı, travmalarımızı hatırlanırız. Geçmişte aldığımız almadığımız kararlar, kaçan fırsatlar, açılamadıklarımız, reddedilişlerimiz, hayatımızın dönüm noktaları… Birer birer gelir düzer önümüze.

Gel git ne kadar şiddetli ise o kadar atarız diplere ya da o kadar su yüzüne çıkar üstünü örttüklerimiz. Güçlendikçe daha derinlere dalarız, kolay kabulleniriz. Güçsüz hissettiğimizde, zayıf anlarımızda da öteleriz çoğu şeyi, hayat bizi hırpalar.

Gel zaman git zaman bir süreklilik halinde devam eder. Hayat denir buna. Her gün her an yaşanan.

Hayat hep bize kolay sorularla gelmez. Beklenmedikler çıkar karşımıza, bir çeşit sınamadır. Özel olarak bize değildir, hayatın kendisi böyledir. Beklediklerin ile gerçekleşen hep başka olur. Geldiğinde buyur ettiğini gittiğinde de uğurlamayı bilmek hoş karşılayıp hoş göndermek gerek.

Gel zaman git zaman bir zorlukla karşılaştığımız, derin bir üzüntü yaşadığımızda, maddi zorluklar olduğunda, bir şeyler ters gittiğinde, terk edildiğimizde, sevilmediğimizde, karşılık bulmadığında hep olumsuzluklara odaklanırız. Olayı kişiselleştiririz. Sanki sadece bizim başımıza geliyor gibi düşünürüz. Başkaları o acıları o hayal kırıklıklarını yaşamıyor sanırız. O yüzden her yaşanan olumsuzluklarda onlara odaklanma eğilimimiz de artar. Oysa hayat herkesin karşısına farklı zamanda farklı fırsat ve tehditlerle çıkar, farklı yüzlerini gösterir.

O an o kötücül sarmaldan çıkmak için durup, biraz nefes almak gerekir. Yaptıklarımız, başardıklarımız, sevinçlerimiz, varoluş halimiz, arkadaşlıklarımız, dostlarımız, güzel anılarımız… Onlara tutunmak gerekir. Hayatta elimizden kayıp giden şeyler kadar kalanların da yeni gelenlerin de olduğu görmek gerekir. Gel zaman git zaman her şeyin yeni bir dengede kurulacak.

Bırakalım zamanın bize sundukları gelsin. Biz yine kendi yolumuzda gitmeye gayret edelim. Bilelim ki bir zaman sonra gidecekler, yenisi gelecek.

Gel zaman git zaman her şey yeniden yeniden şekillenecek, çok daha iyi olacak.

20.03.2020

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s