2 Temmuzlar Olur mu? Olur.

10binin üzerinde bir kalabalık; Cuma namazı sonrası gittikçe artarak Madımak Oteline giderler. O gün oteli ve içindekileri insanları yaktıktan sonra huşu içerisinde burunları bile kanamadan evlerine gittiler, haberleri izlediler, protesto edip insanları/kafirleri katlettikleri için belki sevap işleyip cennete gideceklerini düşündüler, hayali kurdular. TV izlediler, yemek yediler, çekirdek çitlediler, eşlerini, çocuklarını torunlarını sevdiler.

Onların çocukları büyüdü. o babanın annenin çocukları onlarca yıldır yaşamaya devam ediyor ve onların da belki çocukları oldu. Baban/deden ne yapardı gençlikte diye anılarını belki anlatıyorlar; “hatırlıyorum hiç unutmam bir gün Cuma namazı sonrası Aziz nesinin bir kitabi vardi adını unuttum onu protesto etmek için topluca madımak oteli yakmıştık, kafirleri bu dünyada ateşe atmıştık. 33’ünü yakarak öldürdük. Bir grup elimizden kaçmıştı”.. diye anılarını anlatıyordur.

Bugün devlet büyüklerimizin resminin olduğu gazetenin üzerine bassan, alimallah hele bir de kazayla mangalı tutuşturmak için yaksan daha çok ceza alırsın. O gün insan yakanlar ceza almadı. Bugünde yakmaya teşebbüs edenler almıyor. Değişen bir şey yok yani. Konu devletsel/kültürel bir bakış açısı. Bir parti, iktidar veya grupla ilgili değil. Sadece yakanları katledenleri koruyup kollama düzeyi değişiyor.

Geçmişimizle yüzleşmedikten sonra geçmiş, kendini tekrar tekrar yeni olaylarla hatırlatır bize. Bu son olsun artık desek de yeniden yine çıkar karşımıza. Şaşırıp kalıyoruz nasıl bu devir de bu tür varlıklar olabiliyor. O varlıklar ki Sivasdaki oteli yakan ve izleyen onbinlerin, Maraşta çarpı ile işaretlediği evlerdeki insanları komşularını 3 gün boyunca parçalayanların katledenlerin seyirci kalanların çoğalarak bugüne gelen kendileri, eşleri çocukları torunları dostları akrabaları arkadaşları değil mi?

Katliam başka bir şey. Bir arkadaşım o zaman, 1993’de “Aaa geçen de 33 kişi trafik kazasında ölmüştü” demişti. Nasıl dost olabilir, arkadaş kalabilirsin böyle düşünen biri ile? Değil ki yakınındaki yakanlardan olsun.

Nasıl bir toplumsal travmadır hem yakan hem yakılanlar için. Biri Sivaslıyım dediğinde ürkerim. Genelde ilçeleri ile söylenir çünkü. Bazen hinliğim tutar sorarım; yakanlardan mı yananlardan mısın diye? Bunun sormamıza gerek kalmayan günler görelim.

Birlikte güzel günlere, umuda, sevgiye, barışa, huzura sürelim gemilerimizi; maviliklere yelken açalım.

Bu son olsun.

2 Temmuz 2019

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s