Karalahana Sarması

Karalahana deyince Karadeniz gelir aklıma. Karadeniz benim için birçok kez yaylalarında, fırtına deresi boyunca yaptığım tek ve grup halindeki doğa yürüyüşlerim, iki kez zirvesine çıktığım Kaçkar Dağı, erken bizi bırakıp giden Kazım Koyuncu demek. Karadeniz dağlarından eriyen karlardan süzülüp damla damla çoğalarak çosan birleştikçe gürleşen akan o derelerin kıyısında oturup ayağını suya soktuğunda her şey br başka olur. O derelerin kıyısında olmamış, suyun sesini dinlememiş, onunla birlikte çoşmamış isen derelerin akmasına engel olan, coşkusunu azaltan kurutan, yok eden HES’lerin varlığı sadece haber gibi gelir. Karadeniz’i o kadar severim ki her yıl aynı yaylara gidelim dense yine giderim. Dere yanlarında yol boyunca  biten yabani fındıklardan o kadar keyif almışımdır ki “finduk” için çok sayıda dörtlüklerden oluşan güzellemelerim var. Belki bir gün paylaşırım.

Karalahana Karadeniz ile özdeşleşse de yurdun her yerinde yetişiyor. Oldukça besin değeri oldukça yüksek. Çiğ olarak kullanılsa da ben hep sarma ve çorbalarda kullanıyorum. Bugüne kadar değişik içlerle sarmasını yaptım. Bol bol da çorbalarda kullanırım. En kolay olanın tarifini paylaşmak istedim.

Yaklaşık bir demet karalahanadan bir pilav tenceresine tek sıra yetecek kadar sarma çıkabiliyor. İç malzeme olarak ben az pirin, kıyma (genelde az koyun ve dana karışık), bol soğan, kırmızı kapya biber, yeşilbiber, dereotu, nane, maydanoz, sarımsak, bir tatlı kaşığı salça, mevsiminde ise bir rende domates de olabilir,  kendi üretimimiz seferi zeytinyağı. Ekleme serbest. Bir demet karalahana için 150-200 gram kıyma yeterli. Ben bir defasında kıyma yerine temizlenmiş kılçıksız hamsiyi iki bıçak ile kıyma gibi yapıp kullanmıştım. O da şahane bir iç olmuştu.

Yaprakları sararken ben köklerinin bir kısmını sarma üzerinde tutuyorum. Bu şekilde kesilmiş yaprakları sonra kısa süreliğine sıcak su içerisinde bekletiyorum ki yumuşasınlar.

Kestiğim diğer köklerle de tencere altına yatak yapıyorum. Bu hem o köklerin de pişmesine ve yemeğin bir parçası olmasına katkı sağlıyor hem de tencerenin olası bir tutma halini engelliyor.

Sarma işleminde kökün dışarda kalması için yanlamasına sarıyorum. Yaprağın izlerinin olduğu pürüzlü kısma içe gelecek şekilde malzemeden yeterli kadara koyuyorum.

Her bir sarmayı usulca tenceredeki yerlerine yerleştirip sarmaları geçecek şekilde ve usulca tencereye yerleştiriyorum. Ben genelde kaynara çıktıktan sonra ağzı açık pişiririm. Orta ateşte 20 dk da pişer. Arada kontrol etmekte fayda var tabii.

Bu da tabaktaki hali. Ben tabağa koyduğum miktar kadar saplarından tutup 4-5 tanesini hemen oracıkta yerim. Tabiki yanına ev yağımı bir yoğurt varsa harika olur. Renkli havuçlar, renkli turplar da iyi gider. Serde Urfalılık var. İllaki acı biber olacak.

Afiyet olsun.

7.12.2020

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s